Fotoğrafa Bakış

Fotoğrafın, sanat olup olmadığı, konusundaki tartışmalar bana hep anlamsız gelmiştir. Nasıl diğer sanat dalları duygu ve düşünceyi yaratıcı bir dille dışa vurmanın bir yolu ise fotoğraf da böyledir. Fotoğraf da da pek çok yönden yaratıcı olmak mümkündür. Neden yazı bir sanat mıdır diye sormuyoruz? Kişi daktilosu ile sıradan bir dilekçede yazabilir, sanat eseri sayılabilecek bir romanda. Fotoğrafda eğer vizörün arkasındaki kişi sanatçı bir kimliğe sahip ise, sunduğu yapıt sanat eseri sayılabilir. Asıl tartışılması gereken kimlerin sanatçı olduğu ve hangi yapıtlarının sanat eseri sayılabileceğidir. Sanırım bu da zamana bırakılması gereken bir olgu.

Resmimin iyi olması nedeni ile hep resim öğretmeni olmak istemiş, fakat Türkiye koşullarında kendimi kimya öğretmeni olarak buluvermiştim. Resimle fotoğraf arasında büyük farklılıklar olmadığına inanıyorum, Yöntemleri farklıdır ki bazen bunlarda iç içe geçebilir. İFSAK ‘ta fotoğrafla tanıştıktan sonra fotoğrafın çok zengin bir anlatım dili olduğunun ayırdına vardım. O yıllarda aldığım ödüller ise bende itici bir güç oluşturdu. Özellikle siyah – beyaz fotoğrafa başladıktan sonra fotoğrafı daha çok sevdim.

Karanlık odada kendimi tuval karşısında resim yapıyormuş gibi hissetmeye başladım.

Fotograflarımda kırsal kesime daha çok ağırlık vermemin nedenini, çocukluğumun oralarda geçmesine bağlıyorum. Tanık olduğum görsel zenginliklerin yanı sıra bu insanların doğallıkları, çalışkanlıkları ve yoksullukları beni derinden etkilemiş olmalı. Soframıza gelen bir dilim ekmeğin öyküsünü, değer yargılarını yitiren bu dünyaya anlatmak, emeğim değerini sanatsal bir dille vurgulamak istiyorum.

Tüm zamanımı fotoğrafa verebilmek için öğretmenlikten ayrılmanın buruk sevincini yaşadığım bu günlerde hep birlikte daha iyiye daha güzele diyorum. Türk fotoğraf sanatının dünyada layık olduğu yerlere ulaşması dileğiyle.



Tülin Dizdaroğlu
Ağustos 1999

 

| özgeçmiş- sergiler - ödüller - fotoğrafa bakış - flash version - e-mail - anasayfa |